Utangaçlık ve Çekingenlik Nedir? Nasıl Aşılır?

0
119

Utangaçlık ve Çekingenlik

            Merhaba kadinnediyo.com ziyaretçileri…  Utangaçlık ve çekingenlik belki de gelişen teknolojiye düşkünlükleri sebebiyle yeni yetişen nesil çocukların en büyük sosyal hayat eksiklikleri durumuna gelmiştir. Genellikle sanal âlemde vakit geçiren, gerçek iletişim ihtiyacı duymayan çocukların utangaç ve çekingen oldukları gözlemlenmektedir. Peki, bu utangaçlık ve çekingenlik kavramları nedir? Neden Olur? Nasıl Üstesinden Gelinir? Bu yazımızda sizin için bu soruları cevaplandıracağız…

Utangaçlık ve Çekingenlik…

            Utangaçlık; utanma durumu, sıkılganlık özeliği olarak tanımlanmaktadır. Herkesin utangaçlık yaşadığı anlar muhakkak olmuştur. Kişilere göre utangaçlık seviyeleri değişkenlik gösterebilir. Yüksek seviyelerde bir utangaçlık seviyesinde ise; sosyal iletişim olumsuz etkilenmekte ve kişi kendisini geri çekmektedir. Özellikle yabancı ortamlarda veya belirli yerlerde geri çekilme, gerginlik, stresli olma veya utanma halidir.

            Çekingenlik ise; bazı kişilerin başka kişilerle beraberken, konuşurken veya yardımını isterken yaşadığı güven yetersizliği, çekinme durumudur. Çekingen kişiler, konuşmaktan veya paylaşmaktan korkarlar ve genelde içine kapanık ve sessiz kimselerdir.

 

Utangaçlık veya çekingenlik olarak tanımlansa da aslında ikisinin de paydaş noktası sosyal fobidir. Sosyal fobi; kişilerin bazı ortamlarda (bir veya birden fazla olabilir) sosyal olarak kendini rahatsız hissetmesi ve ortamı terk etme isteği olarak tanımlanabilir. Topluluk karşısında konuşma, kalabalık ortamda bulunma, yeni biriyle tanışma, yemek yeme, oyun oynama neredeyse her sosyal konu ile ilgili olabilmektedir.

Sosyal fobisi olan kişiler; devamlı olarak başkaları tarafından yargılandıklarını, kendileri hakkında olumsuz düşünceleri bulunduğunu, eleştirildiklerini, istenmediklerini veya ortama uyum sağlayamadığını düşünmektedirler. Kendilerinin izlendiğini, güçsüz ve yetersiz görüldüğünü, hatta rezil olduğunu devamlı olarak düşünürler ve bu düşüncelerle dolan beyin artık öyle olduğuna inanmaya başlar. Bu da ortamdan rahatsız olmalarını ve terk etme isteğini kamçılar. Ayrıca; ortamda iken kaygılı ve stresli hissederler.

Ruh Halleri ve Davranışları Nasıldır?

  • Ortamdaki herkesin kendilerini izlediğini ve eleştirdiğini düşünürler.
  • Bulundukları ortama çok zor uyum sağlarlar.
  • Gelişimle ilgili sorunları için diğerlerine nazara daha fazla zamana ihtiyaç duyarlar.
  • Kendilerini her şeyden ve herkesten geri çektikleri için toplumsal destekten mahrum kalırlar.
  • Kendileri hakkında gerçekçi olmayan sosyal karşılaştırmalar yapar ve kendilerini daima olumsuz olarak değerlendirirler.
  • Kendi yetersizliklerine odaklıdırlar.
  • İlişki veya iletişim başlatmada sıkıntı çekerler.
  • Silik bir kişilik sergilerler.
  • İletişimde konusunda cesaretsiz hissederler ve başkalarının iletişime geçmesini beklerler.

Nasıl Başa Çıkılır?

  • Öncelikle size olumsuzluk yükleyen iç sesinizi susturmalı ve yetersizliklerine odaklanmak yerine diğerlerinin de sizden farklı olmadığını algılamanız gereklidir.
  • Yakın bir ilişki, utangaçlık duygusunu ortadan kaldırmaya yardımcı olur.
  • Dışa dönük davranışlar sergilemek için kendinizi zorlamalısınız. Örneğin, evden çıkın, adres, saat gibi sorular sorun.
  • Başkalarıyla birlikte zaman geçirmek için kendinizi zorlayın.
  • Öz güven duygunuzu geliştirmeye çalışın.
  • Sıkılganlık yerine öz bilincinizin farkına varın.
  • Kendi güçlü yanlarınızı fark edin ve bu konuda kendinize güvenin.

 

Teşekkürler.

Atalanta,

Bilgilendirme : Öncelikle bir rahatsızlığınız varsa doktorunuza başvurunuz. Sitedemizde yer alan bilgiler hiçbir zaman doktor muayenesinin yerini tutmamaktadır. Bitkilerin kabul görülmüş faydalarından bahsedilmektedir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here